07 Ekim 2009 Çarşamba

2009 Nobel Tıp Ödülü Açıklandı

Nobel Tıp Ödülü'ne layık görülen isimler açıklandı. Bu ödüllerden ikisi kanser ve yaşlılık araştırmalarıyla iki kadına verildi.


Amerikalı bilim insanları Elizabeth Blackburn, Carol Greider ve Jack Szostak'ın, kanser ve yaşlanmayla ilgili araştırmaları nedeniyle 2009 Nobel Tıp Ödülüne layık görüldüğünün açıklanmasıyla birlikte, 1901'den beri Nobel Ödülü kazanan kadın sayısı 38'e çıktı.

Avustralya asıllı Amerikalı 60 yaşındaki Elizabeth Blackburn, California Üniversitesinde biyoloji ve fizyoloji profesörü olarak görev yapıyor. Haberi, sabaha karşı saat 02.00'de uyandırılarak aldığını belirten Blackburn, “Ödül almak her zaman güzel bir şey. Takdir görmek çok hoş” dedi.

Baltimore'deki Johns Hopkins Tıp Fakültesinde moleküler biyoloji ve genetik bölümünde profesör olan 48 yaşındaki Greider de haberi sabaha karşı gelen telefonla öğrendiğini, ödül almanın “çok heyecan verici ve beklenmedik” olduğunu söyledi.

Tıp dalında bugüne kadar 10 bilim kadını Nobel Ödülü aldı, ancak ilk kez iki bilim kadını aynı anda bu ödülü alıyor.

Nobel kazanan ilk kadın!

1901 yılında verilmeye başlanan Nobel Ödüllerini kazanan ilk kadın Marie Curie olmuştu.
Curie, hem fizik hem kimya alanında Nobel ödülüne layık görülmüştü.
Yıllar içinde toplam 38 kadın, edebiyat ve barış alanında Nobel Ödülü sahibi oldu, ancak şu ana kadar 1969 yılında verilmeye başlanan Nobel Ekonomi Ödülü alan kadın olmadı.

Bilimde Müthiş Buluş!

AIDS virüsünün bulaşmasını önlenmeye yardımcı olacak aşı geliştirildiği bildirildi.

Amerikan ordusu ve Taylandlı yetkililerin Bangkok'ta düzenledikleri basın toplantısında, Tayland'da 16 bin gönüllünün katılımıyla yapılan deney sonucu aşının, ölümcül AIDS virüsünün bulaşma riskini yüzde 31 oranında azalttığı açıklandı.
Yetkililer, dünyanın en kapsamlı aşı denemesi olan deneye katılan 18-30 yaş aralığında, HIV testi negatif olan Taylandlı heteroseksüel kadın ve erkeklerin 3 yıl boyunca takip edildiğini, sonuçta, aşı yapılan 8197 denekten 51'inin, aşı yapılmayan 8198 denekten 74'ünün AIDS virüsü kaptığını belirtti.

Daha önce denenen iki aşının birleşiminden oluştuğu belirtilen aşı, Amerikan ordusunun sponsorluğunda, Amerikan Ulusal Alerji ve Bulaşıcı Hastalıklar Enstitüsü ve Tayland Kamu Sağlığı Bakanlığı tarafından yürütülen çalışma sonucunda elde edildi.

Enstitü Müdürü Dr. Anthony Fauci, aşının yolun sonu olmadığına dikkati çekti, ancak elde edilen sonuçtan dolayı çok mutlu olduğunu söyledi. Fauci, "Bu sonuçların geliştirilmesi ve daha etkili bir AIDS aşısı elde edilmesi ihtimali hakkında tedbirli bir iyimserlik içindeyim. Bu yapabileceğimiz bir şey" diye konuştu.

Amerikan ordusunda görevli Albay Jerome Kim de deneme sonucu elde edilen başarı oranının çok yüksek olmamasına rağmen aşının, "güvenli ve etkili bir koruyucu aşı elde edilebileceğinin ilk kanıtı" olduğunu söyledi.
105 milyon dolara mal olan çalışmayla ilgili detaylı bilgilerin ekim ayında Paris'te yapılacak bir konferansta açıklanacağı belirtildi.

Çalışmanın, Tayland'da daha önce bu konuda yapılan çok önemli bir araştırma yüzünden bu ülkede yapıldığı, Tayland hükümetinin de çalışmayı kuvvetle desteklediği bildirildi.

Dünya genelinde her gün 7500 kişi AIDS virüsü kapıyor. 2007 yılında 2 milyon kişi AIDS yüzünden hayatını kaybetti.

7 Yaşındaki Çocuk Kulağıyla Görüyor!

Yedi yaşındaki Yarasa Çocuk Lucas Murray'ın yaptıkları herkesi şaşırtıyor...

Dorset şehrinde yaşayan yedi yaşındaki Lucas Murray, İngiltere’de yarasaların “ekolokasyon” (ses titreşimiyle yer tespiti) yetenekleriyle çevrelerini algılamasıyla geliştirilen teknikle ilk duyan kişi oldu. Doğuştan görme engelli “Yarasa Çocuk” lakaplı Murray, sadece dilini şıklatarak ekolokasyon tekniğini uyguluyor. İki yıldır tekniği öğrenen çocuk, ağzıyla kısa ve keskin bir ses çıkarıp yankıya göre karşısında ne olduğunu anlayabiliyor.
Koşuyor, oynuyor
Ekolakasyon tekniği sayesinde görebilen Murray, istediği gibi koşabiliyor, basketbol oynayabiliyor, kayalıklara tırmanabiliyor. Daniel Kish (41) isimli bir görme engellinin eğittiği Murray, “Şakırdatma sistemini sevdim, fakat öğrenmesi çok zordu” dedi. Ekolokasyon tekniğinde, yarasa, yunus ve balina gibi hayvanların çıkardıkları çok yüksek frekanslı ses dalgalarının, cisimlere çarpıp geri dönmesi yardımıyla yönlerini bulmasını sağlıyor.

12 Eylül 2009 Cumartesi

Domuz Gribi Aşısı Üretildi!

Amerikalı ve Avustralyalı bilimciler, yeni domuz gribi aşısının tek dozunun yetişkinleri hastalıktan korumak için yeterince güçlü olduğunu açıkladı.


Avustralyalı aşı üreticisi CLS şirketi, deneme aşamasındaki aşının bir doz olarak uygulandığı insanların yüzde 75 ile 96’sının hastalıktan korunduğunun tespit edildiğini belirtti. Aşı etkisini 8 ile 10 günde gösteriyor. Amerikalı bilimcilerin ekim ayında piyasaya sürülecek yeni domuz gribi aşısıyla elde ettiği veriler de aşının insanları hızla korumaya başladığını kanıtlıyor.

10 Mayıs 2009 Pazar

Kanser Teşhisi Hücre Safhasında Yapılacak

İngiltere'de bir Türk bilimadamının başında olduğu ekip, kanda yayılan kanser hücresi olup olmadığını belirleyecek bir test geliştirdi. Testle, kanser hücresinin sinyali belirlenerek, kansere yol açan genin susturulması hedefleniyor.

İngiltere'deki London Imperial College'de öğretim üyesi olan Prof. Dr. Mustafa Camgöz, ekibiyle birlikte kanser oluşumunu hücre düzeyinde belirleyecek bir test geliştirdi. Testin klinik safhasına geçtiğini söyleyen Camgöz, ”Dolaşan tümör hücreleri testi, artık laboratuvardan kliniğe girme safhasında. Yüzde 100 güvenle diyebilirim ki, 5 yıl içinde rutinleşir” dedi.

Kanser hücreleri normal hücreden farklı olarak kanda çok hızlı hareket ediyor ve hızla vücuda yayılarak hastanın ölümüne neden oluyor.
Geliştirilen test, kanser hücresini ürettiği sinyalden yakalıyor. Test şimdilik meme, akciğer ve prostat kanserinin erken tanısı için deneniyor.

Sinyal İpucu Veriyor
Sinyalin kendilerine yardımcı olduğunu belirten Prof. Camgöz, şunları söyledi: “Dolaşan tümör hücrelerini bulunarak bu kanser yola çıkmış mı; kanser türüne göre ameliyat mı ilaç mı, yoksa radyasyon mu olur gerekeni yapalım. Sinyalden geri dönüp proteine, proteinden gene dönüp protein ve geni susturma yolundayız. Sinyal bize ip ucu veriyor, hiperaktiviyeti önleyip kanserin yayılmasını önlüyoruz.”

Sihirli Mermi
3. Ulusal Moleküler Tıp Kongresi'ne katılmak için İstanbul'a gelen Mustafa Camgöz 'ün ikinci çalışması ise sihirli mermi adını taşıyor.

Camgöz, “Sihirli mermi yolunu bilerek tümörü tanıyan bir mermi. Kan yoluyla vücuda verip tümör üzerine gönderip antikorun tümörü söndürmesini bekliyoruz. Antikora, zarar verici bir molekül bağlayıp tümöre gönderiyoruz bomba gibi tümörü patlatıyor” dedi.