2 Ağustos 2007 Perşembe

Araştırmacılar Kanser Yapan Geni Etkisiz Hale Getirmeyi Başardılar

Amerikalı bilim insanları kanserli hücrelerin çoğalmasını önleyen, ama bununla da kalmayıp hasta hücrelerin tamamını yok eden bir yöntem geliştirdi.

ABD’nin en saygın bilimsel kurumlarından Stanford Üniversitesi uzmanları, kanserli hücrelerin kendi kendine yok etmesini sağlayan bir yöntem geliştirdi. Karaciğer, bağırsak ve ilik kanserleri başta olmak üzere kanser vakalarının yüzde 70’inde, bir gen mutasyona uğrayarak Myc adında bir proteinin aşırı salgılanmasına neden oluyor. Bu protein de kanserli hücrelerin normalden hızlı bölünmesine neden oluyor. Dolayısıyla kanser hızla yayılıyor.

Ama Myc proteininin salgılanmasını sağlayan gen etkisiz hale getirildiğinde hem hücre bölünmesi duruyor, hem de hücreler kendi kendini yok ediyor. Araştırmayı yöneten Doktor Dean Felsher “Bölünme durunca, tam tersi yönde bir gerileme yaşanıyor” açıklamasını yaptı.

İnsan deneyleri başlıyor
Ulusal Bilimler Akademisi’nin dergisinde de yayınlanan araştırma ilk aşamada fareler üzerinde yapıldı. Deney fareleri üzerinde genetik oynama yapılarak Myc proteini tarafından tetiklenen bir kanser çeşidiyle doğmaları sağlandı. Myc proteinini salgılayan genin antibiyotikle bloke edilmesi de yine genetik olarak ayarlandı. Dolayısıyla farelere antibiyotik verildiğinde gen etkisiz hale geldi ve kanserli hücrelerin tamamen yok olduğu görüldü. Bilim insanları şimdi insanlar üzerinde denemelere başlayacak.

Yazıcı mürekkepleri sigara kadar tehlikeli
Avustralya’da yapılan bir araştırma ofislerdeki gizli bir tehlikeyi ortaya çıkardı. Farklı markalardan 62 yazıcının insan sağlığı üzerindeki etkisini inceleyen uzmanlar, bunların akciğer sağlığına büyük zarar verdiğini ve kanser riskini artırabileceğini ortaya koydu. Queensland Üniversitesi’nde yapılan araştırmaya göre yazıcıların yüzde 30’u havaya tehlikeli toner parçacıkları saçıyor. Bu parçacıklar akciğere yerleştikleri zaman sigara kadar kanserojen etki gösteriyor.

Alkol, Bağırsak Kanseri Riskini Artırıyor!

İngiltere’de yapılan bir araştırma, her gün az da olsa şarap ya da bira içmenin bağırsak kanserine yakalanma riskini artırdığını ortaya koydu.

Kanser Araştırma Enstitüsünden Profesör Tim Key ve ekibinin yaptığı araştırma, günde 2 büyük kadeh şarap ya da 2 bardak bira içmenin bağırsak kanserine yakalanma riskini yaklaşık yüzde 25 artırdığını gösterdi. Her gün bir kadeh şarap ya da bir bardak bira içenlerinse hastalığa yakalanma riskinin yüzde 10 arttığı ortaya çıktı.

Key, Daily Telegraph gazetesinde yayımlanan açıklamasında, “Araştırmalar çok açık şekilde ne kadar alkol alınırsa bağırsak kanserine yakalanma riskinin o kadar arttığını gösteriyor” dedi.“Riskin artışı çok önemli değil, ancak insanların alkol tüketimini sınırlandırarak başta bağırsak kanseri olmak üzere bazı kanser türlerine yakalanma riskini azaltabileceklerini anlaması gerek” diye konuştu.International Journal of Cancer dergisinde yayımlanan ve 6 yıl süren araştırmaya, 10 Avrupa ülkesinden 1800’ü bağırsak kanserine yakalanmış 478 bin kişi katıldı.

Güneşlenirken Cilt Kanseri Olmayın

Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Faruk Yorulmaz, ''Cilt kanserlerinin yüzde 80'i uzun süre güneşe maruz kalan bölgelerde görülmektedir'' dedi.

Prof. Dr. Yorulmaz, bronzlaşma ile derinin güneşin ultraviyole ışınlarının vücuda zarar vermesini engellemeye çalıştığını söyledi.
Güneşin, vücuda D vitamini sağlama, mikropları öldürme, psikolojik olarak iyilik verme gibi faydaları bulunduğunu vurgulayan Yorulmaz, "Ancak uzun süre ve korunmasız bir şekilde güneş altında kalındığında cilt kanserinden güneş yanıklarına, lekelerden erken yaşlanmaya kadar pek çok soruna yol açabilmektedir" dedi.

Güneşe doğrudan maruz kalmanın dışında, güneş ışınlarının su yüzeyi, kum ve betondan da yansıyarak insanları etkileyebildiğini belirten Yorulmaz, şunları kaydetti:

"Güneş yanıkları ve güneş alerjileri, güneş ışınlarının kısa zamanda ortaya çıkan zararlı etkileridir. Uzun dönemde ortaya çıkan en kötü sonuç cilt kanserleridir. Güneş yanıkları ve alerjileri güneşe maruz kaldıktan birkaç saat ile birkaç gün içinde ortaya çıkan kızarıklık, şişlik, ağrı, içi su toplayan kabarcıklar ve soyulma ile gözlenmektedir.Özellikle çocuklarda ve açık tenli insanlarda bu zarar çok daha yüksektir. Cilt kanserlerinin yüzde 80'i uzun süre güneşe maruz kalan bölgelerde görülmektedir. Güneş yanıkları güneşe maruz kalınmasından sonra 2-4 saat içinde başlayan bir kızarıklık, yanma hissi ile başlar, 24 saat sonra yanığın şiddetli ise su dolu kabarcıklar ortaya çıkar. Ağrı, kaşıntı ve yanma hissi artar."

Güneş yanığı oluştuğunda ne yapılmalı?
Prof. Dr. Yorulmaz, güneş yanığı üzerine asla diş macunu, yoğurt ya da yağlı merhemler gibi maddelerin sürülmemesi gerektiğini söyledi.
Ağrı için 2-3 gün basit bir ağrı kesici kullanılabileceğini bildiren Yorulmaz, su kabarcıkları varsa patlatılmamasının faydalı olacağını bildirdi.

Ağrı ve sıcaklık hissi için günde 3-4 kez nemlendirici krem sürmek, soğuk banyo, soğuk su ile ıslatılmış bezleri yanık yerine koymanın da doğru bir davranış olacağını ifade eden Yorulmaz, güneş yanığı oluştuğunda yapılması gerekenleri şöyle anlattı:

"Güneş yanığı olduğunda su kaybı artmıştır. Bu nedenle daha çok su içilmelidir. Su kabarcıkları patlamış ise üzerindeki ölü deri temiz küçük bir makasla temizlendikten sonra antibiyotikli pomat kullanılabilir. Yanık deri çok temiz tutulmalıdır. Güneşin zararlarından korunmak için ultraviole ışınlarının en şiddetli olduğu sabah 10.00 ve öğleden sonra 16.00 saatleri arasında güneşten uzak durmak doğru olacaktır. Güneşe çıkmak zorunda kalındığında geniş kenarlı şapka, bol, pamuklu kumaştan yapılmış hafif giysi giyilerek dışarı çıkılmalı, şiddetli güneş ışınları gözlerde katarakta yol açabileceğinden mutlaka UV korumalı güneş gözlüğü ve mutlaka güneş koruyucuları kullanılmalıdır. Giysilerin cildi güneş ışınlarından tümüyle korumadığı unutulmamalıdır."

Altı aylıktan küçük çocukların cildi çok daha hassas olduğundan ,titanyum dioksit içeren güneş koruyucuları kullanılmalısı ve ancak yine de mümkün olduğunca bu yaş bebeklerin yazın sabah 10.00 ve akşam 17.00 saatleri arasında güneşten uzak tutulması gerektiğini belirten Yorulmaz, 6 aylıktan büyük bebeklerin güneşten koruyucu krem veya losyonlar sürülerek 5-10 dakika sürelerle günde 2-3 kez geniş kenarlı bir şapka ve pamuklu, bol ve hafif bir giysi ile güneşe çıkarılabileceğini söyledi.