21 Şubat 2008 Perşembe

Serviks Kanseri Tedavisinde Son Çalışmalar

Dünyada her 2 dakikada 1, yılda ise 270 bin kadının ölümüne neden olan rahim ağzı kanseri, kadınlarda en sık görülen ikinci ölüm nedeni. Hastalığın aşısı 5 yıl koruma sağlıyor. Bilim adamları şimdi etkisi ömür boyu sürecek yeni aşı üzerinde çalışıyorlar.

Genital bölgede ten teması ile bulaşan insan papillomavirüsü (HPV)’den kaynaklanan serviks yani rahim ağzı kanseri, kadınlarda meme kanserinden sonra en sık görülen ve ölüme neden olan ikinci kanser türü. Glaxo SmithKline’ın Belçika’nın Wavre kentinde düzenlediği serviks kanseri bilgilendirme toplantısında, ölümcül olabilen bu hastalığın aşı ile önlenebileceği ve erken teşhisin hayat kurtardığı gerçeği bir kez daha gözler önüne serildi.

Serviks kanseri kadınları genellikle 40’lı yaşların ortalarında, çocuk büyüttükleri, aile kurdukları, toplumun sosyal ve ekonomik yaşamına katkıda bulundukları dönemlerde vuruyor. Her yıl dünyada 500.000 yeni serviks kanseri vakası ortaya çıkıyor ve 270.000 kadın bu hastalık nedeniyle hayatını kaybediyor.

Bugüne kadar belirlenen 100 insan papillomavirüsü (HPV) tipi arasından 15 kadarının serviks kanserine neden olduğu ve HPV 16, 18, 45 ve 31 tiplerinin hep birlikte dünyada serviks kanserlerinin yüzde 80’inden sorumlu olduğu belirtildi.

Aşıyla Yüzde 80 Oranında Koruma
Antwerp Üniversitesi Hastanesi Jinekoloji Bölümü’nden Prof. Wiebren Tjalma, serviks kanseri aşısıyla artık yüzde 80 oranında ve şimdilik 5.5 yıl süreyle serviks kanserine karşı koruma sağlamanın mümkün olduğunu söyledi.

Prof. Tjalma, ancak konuyla ilgili klinik çalışmaların devam ettiğini ve ileriki yıllarda çalışmadan elde edilecek verilere göre belki de korumanın çok daha uzun olabileceğini belirtti. Glaxo SmithKline’ın düzenlediği toplantıda, her kadının ilk cinsel ilişkisinden itibaren yaşamının sonuna kadar risk altında olduğu, tarama ve aşılamanın hayat kurtardığı belirtilerek rahim ağzı kanseri ile ilgili şu bilgiler paylaşıldı:

İnatçı Enefeksiyonlar Kanser Nedeni
Tahminler, serviks kanserinin önlenmesinde önemli bir ilerleme olmadıkça, 2050 yılına kadar her yıl bir milyondan fazla yeni vaka ortaya çıkacağını gösteriyor. Serviks kanseri kalıtımsal değildir. İnsan papillomavirüsü (HPV) olarak adlandırılan ve sık görülen bir virüsün bazı tiplerinin yol açtığı inatçı enfeksiyondan kaynaklanır. Cinsel yönden aktif her kadın yaşamı boyunca kansere yol açan HPV enfeksiyonu riski alındadır ve hep bu riski taşır. Kadınların yüzde 80’inde yaşamlarının bir anında HPV enfeksiyonu gelişeceği hesaplanmıştır.

Tarama ve Aşılama ile Birleşmeli
Her kadın cinsel yönden aktif hale geldiği andan başlayarak yaşamının sonuna kadar serviks kanseri riski taşır ve mümkün olan en erken zamanda ve olabildiğince en uzun süre hastalığa karşı korunması gerekir. Bu noktada da tarama programları büyük önem taşır. Tarama programlarında, cerrahi girişimle alınabilen anormal ve prekanseröz serviks hücreleri belirlenebilir. Ancak tarama tüm prekanseröz serviks hücrelerini ya da kanseri saptayamaz, vakaların yaklaşık yüzde 20’si saptanmayabilir, serviks kanserine karşı olası en iyi korunma düzeyi için taramanın aşılama ile birleştirilmesi gerekir.

Aşılama Kanser Riskini Azaltır
En sık kansere yol açan HPV tiplerine karşı aşılama, bir kadının yaşamının herhangi bir anında serviks kanseri gelişme riskini önemli ölçüde azaltabilir. İlk cinsel aktiviteden önceki her aşılama, kadının yaşamının sonraki evrelerinde olaşabilecek HPV enfeksiyonuna karşı sürekli koruma sağlamalıdır. Kadının cinsel yönden aktif hale gelmesinden sonraki aşılama da yararlı olabilir. Vücudun bağışıklık sistemi yaşla birlikte doğal olarak zayıflar ve bu yüzden bir HPV enfeksiyonu gelişmesi ve bu enfeksiyonun inatçı hale gelmesi riski kadın yaşlandıkça daha da artar.

Hiç yorum yok: